23 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik ile palyatif bakım servislerinde ilk 7 yatağa 1 hemşire veya sağlık memuru, ilave her 7 yatak için ise 1 hemşire veya sağlık memuru görevlendirilmesi öngörüldü. Palyatif kritik bakım servislerinde ise bu oran 5 yatağa 1 hemşire veya sağlık memuru olarak belirlendi.
Dava dilekçesinde sağlık hizmetlerinin doğrudan insan hayatını ilgilendirdiğini belirterek, personel planlamasının yalnızca sayı üzerinden değil, hizmet verilen hastaların özellikleri ve iş yükü dikkate alınarak yapılması gerektiğini savundu.
Anayasa’nın angarya yasağını ve çalışanların dinlenme hakkını düzenleyen hükümlerine de dikkat çekilerek, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu vurgulandı.
Türk Sağlık-Sen tarafından, söz konusu personel standartlarının palyatif bakım hizmetlerinin niteliği ve hastaların ağır klinik durumlarıyla bağdaşmadığını belirterek, ilgili düzenlemelerin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve nihai olarak iptal edilmesi talebiyle Danıştay’a başvuruldu.
Sendikamız tarafından ayrıca klinik destek personeli ifadesine itiraz edilmiş, Bakanlığa bir başvuru yapılarak bu tür bir ifade yerine mesleklerin yer alması talep edilmişti.