Menü

Sosyal Risk Haritası Çalışmalarında Usul ve Esas Sorunları İle İlgili Açıklamamız

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “Sosyal Risk Haritası Oluşturulması” kapsamında il müdürlüklerinde toplantılar yapıldığı ve personele bazı talimatların şifahen verildiği, çalışanlar tarafından bizlere iletilmiştir.

Hiç kuşkusuz, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak sosyal risk haritası oluşturulması önemli ve dikkate değer bir çalışmadır. Ancak bu tür çalışmaların devletin mevzuatı ve nizamı çerçevesinde yürütülmesi zaruridir.

Kamu kurumlarının işleyişi ve çalışma tarzı bellidir. Ortada bir mevzuat düzenlemesi olmadan, kimin ne yapacağı ve işlerin nasıl yürütüleceği yazılı talimatlarla belirlenmeden uygulamaya geçilmesi hem hukuka aykırı hem de kamu personeli açısından sorunludur. Bu durum, hizmet yönetimi açısından da yanlıştır.

Hiçbir yazılı belge olmadan toplantı yapılması, görevlendirmelerin ve bazı uygulamaların fiilen hayata geçirilmeye çalışılması, kamu işleyişi açısından ciddi problemlere yol açacaktır.

Bu temel sorunun yanı sıra, söz konusu sistemle ilgili olarak çalışanlar tarafından şu hususlar da dile getirilmektedir:

Personelin asli görevi olan “sosyal hizmet müdahalesi” yerine adeta “veri giriş memuru” gibi çalıştırılma riski,

Aşırı detaylı formlar nedeniyle gereksiz iş yükü, zaman kaybı ve angaryaya dönüşebilecek bir kırtasiyecilik anlayışının ortaya çıkması,

Saha araştırmalarında bazı ziyaretlerin zorunlu tutulması nedeniyle güvenlik risklerinin oluşması ve süre yetersizliği,

Ayrıca çalışanların olumsuz bir durumla karşılaşması hâlinde sorumluluğun kime ait olacağının belirsiz olduğu bir ortamda, “yapın” anlayışıyla bu tür çalışmaların yürütülmesini doğru bulmuyoruz.

Bu süreçte, çalışanların temsilcileri olan sendikaların da görüşleri alınarak kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı; sorunlar ve beklentiler detaylı şekilde incelenmeli, ortak bir anlayış çerçevesinde yapılacaklar belirlenmeli ve çalışanlar açık şekilde bilgilendirilmelidir.

Bu aşamalardan sonra, söz konusu çalışmanın usul ve esasları kamu hukuku açısından net biçimde ortaya konulmalı; tereddüt ve keyfiyete yer vermeyecek şekilde, kurallara dayalı bir çalışma sistemi oluşturulmalıdır.

Benzer Haberler