Geçmiş Yılları Mumla Arıyoruz

Geçmiş Yılları Mumla Arıyoruz

               Türkiye Kamu Sen Araştırma Geliştirme Merkezimizin yapmış olduğu 2020 Haziran ayına ait asgari geçim endeksine göre tek kişilik yoksulluk sınırı 3.668.93 TL.olarak tespit edilmiştir.Dört kişilik bir ailenin geçim haddi ise 7.542.93 Lira olarak belirlendi. 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları Haziran ayında 2.822.98 TL. olarak tahmin edildi. Ortalama 4.234 TL. ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması maaşının % 41’ini oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 1.062,97 Lira olarak belirlenen kira gideri ise Haziran 2020 ortalama maaşının %25,10’nuna denk geldi. Memur ailesinin ulaşım, sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer zorunlu ihtiyaçları için geriye 1.411 TL. kalmıştır. Böylelikle % 5.7 ‘lik Temmuz ayı maaş artışı MEMUR’un eline geçmeden gerçek enflasyon ve vergi diliminden dolayı his edilmez olmuştur. Aynı tablo EMEKLİ’ler için daha da vahim olmuştur.

                 Bu durum sağlık çalışanları için hayatı daha da zor kılmıştır. Sağlık çalışanlarının döner sermayesi için geriye gidecek olursak 2015-2016-2017-2018 yıllarında performansa dayalı olarak almış oldukları ek ödeme, bütün iş yoğunluğuna ve performanslarına rağmen sıfırlanmış ve geçmiş yıllar mumla arar hale gelmiştir.

                En son 09 Temmuz 2020 tarihinde Genel Başkan ve Genel Merkez Yöneticilerimizin Sayın Sağlık Bakanı ile yapılan görüşmelerinde, 4/B sözleşmeli personele, Kamu dışı Aile Sağlığı çalışanlarına vekil ebe-hemşirelere kadro verilmesi, hizmetli kadrosunda bulunanlara memur kadro verilmesi, 3600 ek gösterge sözünün bir an önce gerçekleşmesi, salgın nedeniyle Aile Hekimliği çalışanlarına ilave ücret verilmesi, Pandemi sürecindeki nöbet ücretinin ödenmesi ve liyakatin ön plana çıkarılması gibi taleplerimiz yenilenmiştir. Defalarca, sağlık çalışanlarının hakları noktasında geriye gidildiği ve Bakanlığın bu kaybı bildiği halde, telafisi için söylemle yetindikleri maddi kayıplarımız için gereken girişimlerin ve çalışmaların Bakanlık tarafından yapılmadığı ve çalışanları hayal kırıklığına uğrattıkları aşikardır. Artık tamamı ile biten döner sermaye adaletsizliğinin bir an önce taraf olan Sendikalarla görüş alış verişinde bulunularak düzenlemenin bir an önce yapılması zaruriyet haline gelmiştir. Toplu sözleşme masasında memuru  3.5 -3.5 maaş artışına mahkum eden yetkilendirilmiş  Sendikanın Genel Başkanı bu talebimizi “yanlış bir talep olarak değerlendirse” de, Biz Türk Sağlık Sendikası olarak Sabit ve Ek ödemelerimizin emekliğe yansıtılmasını, kesilecek olan vergisinin Kurum tarafından karşılanmasını ve maaşla birlikte tek kalem maaş olarak Genel bütçeden ödenmesini ısrarla istiyor bunun Emeğimizin ve alın terimizin hakkı olduğunu söylüyoruz, Sağlık çalışanlarının cefakar ve fedakar 7/24 mesai yaptığını ve geçmiş yıllarla kıyaslanamayacak derecede hak kaybını yaşadıklarını Kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

Bütün bu kayıplar ve sağlık çalışanlarının mutsuzluğu devam ederken Kamuoyunda Sağlık çalışanlarına Pandemi sürecinde Tavandan Döner sermaye ödeneceği belirtilmiş olmasına rağmen buda makul ve memnuniyet verici bir şekilde ekip ruhu ile bağdaşmadığı gibi bu süreçte yer alan Memur ve Şoför Arkadaşlarımız yararlanmamış; Sağlık personelinin nöbet ücreti kaybı ve farklı değerlendirmelerle memnuniyetsizlik şeklinde gerçekleşmiştir. Pandemi sürecinde, nöbetlerin ve Kovit servisinin değerlendirilmesi Hastane idarecilerine bırakılmıştır. Bu konuda başta Atatürk Devlet Hastanesi idarecileri olmak üzere yaptıkları yanlışı düzeltmek ve hakkı vermek yerine inatla ve ısrarla  servisler arasında keyfi farklı uygulamalar yaparak çalışanlar  arasında mağduriyetlere neden olmuş ve çalışma barışını bozmuşlardır.

Yine Pandemi sürecinde Görevini layıkıyla en iyi şekilde yapan Üniversite çalışanlarına Hazine ve Maliye Bakanlığınca, Kamuoyuna açıklanan üç aylık pandemi sürecindeki Döner sermayenin tavandan ödenmesi sözü yerine getirilmemiş genel bütçeden ödeme yapılmamış, Kurum kendi imkânları ile gayret sarf etmiştir. Sağlık çalışanlarının bu konudaki haklı beklentileri de boşa çıkarılarak memnuniyetsizlik oluşmuştur. Hazine ve Maliye Bakanlığın bu konudaki sözü havada kalmamalı ve ivedilikle gereği yapılmalıdır.

 Biz Sağlık çalışanları olarak bütün bu kayıp ve bazı kurumlardaki mobbing ve liyakatsizliğe rağmen işimizi en iyi şekilde layıkıyla yapmaya ve Vatandaşlarımıza gece, gündüz, Bayram ve tatil demeden güler yüzle kaliteli bir hizmeti sürdürmeye ve onları memnun etmeye devam ederken, TÜRK SAĞLIK SENDİKASI olarak demokratik hakkımızı da kullanarak haklı taleplerimizi her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Teşekkür ederiz.

Ahmet BOZKURT                                                                                                                                                                         Türkiye Kamu Sen İl Bşk                                                                                                                                                             Türk Sağlık Sen Aydın Şube Bşk.

Haber Resimleri