Kahveci: Memurların Siyasi Partilerden Beklentisi Var || Türkiye Kamu-Sen
Haberler

Kahveci: Memurların Siyasi Partilerden Beklentisi Var

/ Türkiye Kamu-Sen Yazdır
Bu haber 1,770 defa okundu
Kahveci: Memurların Siyasi Partilerden Beklentisi Var
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimleri öncesinde kamu görevlilerinin Hükümetten ve diğer siyasi partilerden beklentileri olduğunu ifade etti.

Siyasi partilerin seçim beyannamelerinin pek çok kesime yönelik vaatler içerdiğini hatırlatan Kahveci, “Kamu görevlileri de hatırlanmayı beklemektedir. 3 milyon kamu çalışanı, aileleriyle birlikte 12 milyon vatandaşımız, ülkemizi yönetmeye talip olan adaylardan ve siyasi partilerden kendilerini mutlu edecek yaklaşımlar istiyor.” dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimleri yaklaşırken siyasi partilerin seçim beyannameleri de netleşmeye başlamıştır. Birçok siyasi parti Meclis çoğunluğunu sağlamaları ya da adaylarının Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda toplumun değişik kesimlerine yönelik olarak bir takım teşvik ve destek programı uygulayacağını ifade etmektedir.

Mevcut Hükümet de vergi ve prim aflarından imar barışına, emeklilere dini bayramlar öncesinde ikramiye verilmesinden akaryakıtta alınan ÖTV oranlarının düşürülmesine kadar, geniş kitleleri ilgilendiren birçok konuda düzenlemeye gitmiştir.

Siyasi partiler seçim bildirgelerini hazırlarken sayıları 3 milyonu bulan, aileleriyle birlikte hesap edildiğinde yaklaşık 12 milyon vatandaşımızı temsil eden kamu çalışanlarının da geleceğe dair beklenti içinde olduğu, uzun yıllardır çözülemeyen kronikleşmiş sorunlarının bulunduğu gerçeği unutulmamalıdır.

Özellikle ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum, artan enflasyon ve döviz kurlarına bağlı olarak azalan alım gücü, en çok memurları olumsuz yönde etkilemiştir. Geride kalan süreçte memurlar dışında kalan bütün kesimlerin geliri enflasyonun üzerinde artarken memur maaşları enflasyona bağlı olarak yükselmiş bu da memur ailesinin büyüyen ekonomiden pay alamamasına, alım gücünün düşmesine ve durumlarının günden güne kötüleşmesine neden olmuştur.

Bu bakımdan her seçim sürecini, sorunlarının çözülmesi için bir umut ışığı olarak gören memurlar bu seçimlerde de büyük bir beklenti içindedir. Başta ekonomik sorunlar olmak üzere, memurlara da bayram ikramiyesi verilmesi, sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, mülakat uygulamasının kaldırılması, görevde yükselme sınavlarında yaşanan haksızlıkların giderilmesi, fiili hizmet zammı, ek gösterge gibi ödeme kalemlerindeki aksaklıkların çözümü, bütün ek ödeme unsurlarının emekli maaşı hesaplamasında dikkate alınarak emekli maaşının yükseltilmesi gibi pek çok konuda kamu görevlileri siyasi partilerin kendilerine verecekleri sözleri beklemektedir.

Siyasi partiler, iktidara gelebilmek amacıyla çeşitli vaatlerde bulunsalar da Türkiye Kamu-Sen olarak hali hazırda iktidarda bulunan Hükümetin bu sorunları bir an önce çözmesini, en azından bazı sorunların çözümü noktasında çalışmaları başlatmasını beklemekteyiz.

Kamu görevlilerinin acil çözüm bekleyen talepleri kısaca şu şekilde sıralanabilir:

Devlet memurluğu kavramı bilinen şekliyle devam etmeli, Anayasanın 128. maddesi aynı haliyle korunmalıdır.

Enflasyona dayalı maaş artışından vazgeçilmeli, kamu görevlilerine ve emekli maaşlarına refah payı verilmelidir. Emeklilere olduğu gibi memurlara da dini bayramlarda ikramiye verilmeli, adalet sağlanmalıdır. İstisnasız bütün sözleşmeli 4-B’li, idari hizmet sözleşmeli ve geçici personel kadroya geçirilmelidir. Memurlara yapılan bütün ek ödemelerin emekli maaşı ve emekli ikramiyesi hesaplamasında esas alınması, emeklilerin de eş ve çocuk yardımından faydalanması sağlanmalıdır. Vergi adaletsizliği son bulmalı, çalışanlar açısından gelir vergisi dilimleri yeniden düzenlenmelidir. Merkezî sınava dayalı adil, güvenilir, şeffaf bir atama sistemi oluşturulmalıdır. Kamuda norm kadro uygulamasına geçilmeli ve tüm kamu görevlilerinin görev tanımı tam ve eksiksiz olarak yapılmalıdır. 657 sayılı Kanunda disiplin cezaları içerisindeki memurların iş güvencelerini zayıflatan hükümler çıkarılmalı, memurun grev ve siyaset yasağı kaldırılmalıdır. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu gibi mesleklerin tehlikelerini belirleyecek, fiili hizmetten faydalanacak olan personeli güncel bir şekilde belirleyecek bir kurum oluşturulmalı, bu kurulun yapacağı çalışmalar uyarınca başta sağlık personeli, posta dağıtıcıları olmak üzere kamu görevlilerinin fiili hizmet zamları yeniden belirlenmelidir. Ek gösterge rakamları yeniden belirlenmeli, Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli gibi ek gösterge alamayan personelin de bu uygulamadan faydalanması sağlanmalıdır. Ek ödeme ile ilgili adaletsizlikler giderilmelidir. Özel hizmet tazminatı oranları artırılmalı, personelin özel hizmet tazminatı ile ilgili sorunları çözüme kavuşturulmalıdır. Aynı unvanda olup, aynı işi yapan kamu görevlilerinin kurum farkı gözetilmeksizin aynı özel hizmet tazminatı oranından faydalanması sağlanacaktır. Ataması yapılmayan öğretmen problemi tamamen ortadan kaldırılmalı, eğitim öğretim faaliyetleri kadrolu öğretmenlerle yürütülmelidir. Fazla çalışma şartları ve ücretleri ILO standartlarına uygun bir şekilde düzenlenmeli, memurlara saat başına ödenecek fazla çalışma ücretinin, memurun normal çalışma zamanlarında bir saate denk gelen brüt ücretinden daha az olamayacağı hükme bağlanmalıdır. Nöbet ücretleri yeniden belirlenmeli, nöbet tutan tüm personele nöbet ücreti ödenmelidir. Personeli zorunlu rotasyona tabi tutmak yerine isteğe bağlı yer değiştirme ve eleman ihtiyacı duyulan bölgelere teşvik getirilmelidir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunundaki aksaklıklar giderilmeli, başta toplu sözleşmenin kapsamı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na itiraz hakkı olmak üzere uluslararası sözleşmelerle çelişen ve demokratikleşmenin önünde engel teşkil eden hususlar düzeltilerek, kamuda çağdaş bir sendikal örgütlenmeyi sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Kamuda haksızlıklar, korku ve endişe dönemi sona erdirilmeli, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli olarak adalet ve hakkaniyet ilkeleri içerisinde gerçekleştirilmesi sağlanmalı, sınav yazılı olarak yapılmalı, torpili öne çıkaran mülakat kaldırılmalı, tüm kurum ve kuruluşlarda geçmişte haksız ve hukuksuz bir şekilde görevden alınanlara hakları iade edilmelidir. Hizmet sınıflarında yer alan kadrolar gözden geçirilmeli, Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki personel bir defaya mahsus Genel İdare Hizmetleri Sınıfına alınmalıdır. Kadrosuzluk sebebiyle derece yükselmesi yapamayanların kadro durumuna bakılmaksızın, öğrenim durumları itibarı ile yükselebilecekleri en üst kadro derecesine kadar gidebilmeleri sağlanmalıdır. Memurların bir kurumdan diğer kuruma nakillerinde aldıkları eğitime uygun kadroların esas alınması için gerekli düzenleme yapılmalıdır. KİT’lerde 399 sayılı KHK’ye ekli II sayılı cetvelde yer alan pozisyonlarda görev yapan personelin de Genel ve Katma Bütçeli Kurum ve Kuruluşlara nakilleri bu kapsamda gerçekleştirilmelidir. Sosyal devlet ilkesinin gerçek anlamda hayata geçirilmesi için kamu görevlilerinin mevcut aile yardımı, çocuk parası gibi ödenekleri günün şartlarına uygun olarak artırılmalı, yemek, giyim, yakacak, evlenme yardımı gibi yeni sosyal yardım kalemleri oluşturulmalıdır. Tüm memurlarımızın aile birliğinin sağlanması temel alınmalı, eş durumu, sağlık ve öğrenim özrü önündeki engeller kaldırılmalıdır. Toplumun tüm kesimlerinin ortak katılımı ve uzlaşma yoluyla kararların alındığı, adli ve idari denetimle birlikte sivil denetimin de rahatlıkla gerçekleştirildiği bir sistem oluşturulmalıdır. Ekonomik ve Sosyal Konsey kurumsal bir yapıya kavuşturulmalı ve işler hale getirilmelidir. Toplumsal ve çalışma hayatımızın her alanında ayrımcılık kaldırılmalı, herkese eşit bir yaklaşım sergilenmelidir.

Kamu görevlileri, ülkemizi yönetmeye talip olan adaylardan ve siyasi partilerden kendilerini mutlu edecek yaklaşımlar istiyor. Saydığımız bu talepler, kamu maliyesine aşırı yük getirmeyen, pek çoğu çalışma hayatındaki idari sorunları kapsayan, kamu görevlilerimizin makul ve haklı beklentileridir. 12 milyonluk kamu çalışanı ailesi özellikle şu anda görevde bulunan iktidardan seçimleri beklemeksizin bu yönde olumlu adımlar görmek istemektedir.”