İş Sağlığı ve Güvenliği açısından hastanelerin “çok tehlikeli” sınıfından “tehlikeli” sınıfına düşürülmesine yönelik çalışmalar kabul edilemezdir. Bu düzenleme, hem sağlık çalışanları hem de hastalar açısından ciddi ve telafisi güç riskler doğuracaktır.
Hastaneler;
• Bulaşıcı hastalık ve enfeksiyon riskinin her zaman yüksek olduğu,
• Şiddet olaylarının sıkça yaşandığı,
• Tıbbi atık yönetimi ve sterilizasyon gibi hayati öneme sahip süreçlerin yürütüldüğü,
• Hem çalışanlar hem de vatandaşlar açısından yüksek risk barındıran kurumlar olması nedeniyle “çok tehlikeli” sınıfta yer almaktadır. Bu durum bir tercih değil, zorunluluktur.
Hastanelerin “tehlikeli” sınıfa düşürülerek;
et perakende ticareti, zeytin yetiştiriciliği, çıraklık eğitimi, kadın kuaför işletmeleri ile hamam ve sauna faaliyetleriyle aynı kategoride değerlendirilmesi hiçbir açıdan kabul edilebilir değildir.
Sağlık hizmeti, doğası gereği yüksek risk içeren, hata payı bulunmayan ve insan hayatını doğrudan etkileyen bir alandır. Bu nedenle hastane çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği; maliyet düşürme, bürokratik kolaylık sağlama ya da idari düzenleme gerekçeleriyle zayıflatılamaz.
Sağlık çalışanlarının güvenliği, toplum sağlığının teminatıdır.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Sağlık Bakanlığı bu yanlıştan derhâl dönmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise bu düzenlemeye kesinlikle geçit vermemelidir.











