"Hastaneleri Sattırmayız" PDF Yazdır E-posta
Pazar, 07 Mart 2010 00:26
Türk Sağlık-Sen olarak kamu hastane birlikleri yasa tasarısını Sağlık Bakanlığı önünde yaptığımız bir eylemle protesto ettik. eylemde sağlık çalışanları hastaneleri sattırmayız sloganları attı. Eylemde kurulan Seçim ve Dert sandığına sözleşmeli kölelik, taşeronlaşma, katkı payı yazan kağıtlar ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın fotoğrafları atıldı. Eylemde bir açıklama yapan Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci sağlıkta yönetim anlayışının değiştirilmek istendiğini kaydederek "Kamu hastane birlikleri yasa tasarısıyla da sağlıkta yönetim anlayışını değiştirmek istemektedir. Bunun içinde devlet hastanelerine iktidar gözünü dikmiş, elini ovuşturarak bu hastaneleri nasıl siyasetin, tüccarın insafına bırakırımın hesabına girmiştir. Bu tasarı yasalaşırsa hastaneler, amaçları sadece kar elde etmek için faaliyet gösteren kurumlar olacaklardır. Sağlıkta verilen hizmet yerine kazanılan para daha önemli sayılacaktır. Birlikler vasıtasıyla milletin olan hastanelerimiz 7 kişilik yönetim kuruluna teslim edilecektir." dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak bugün gerçekleştirdiğimiz ilk uyarı eylemimizle kamu hastane birliklerine karşı mücadeleyi başlatmış oluyoruz diyen Kahveci eylemlere tüm sağlık çalışanları ve sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri de bu mücadeleye destek vermeye çağırdı.

Açıklamanın ardından üyelerimiz Seçim ve Dert Sandığını Sağlık Bakanlığı'nın demir korkuluklarına astılar.

KAMU HASTANE BİRLİKLERİ YASA TASARISI İLE İLGİLİ TÜRK SAĞLIK-SEN GENEL BAŞKANI SAYIN ÖNDER KAHVECİ'NİN YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASININ METNİDİR.

Değerli Basın Mensupları;

Her geçen gün sağlıkta yeni bir oyunun sahneye konulduğu bir dönemi yaşıyoruz. Aile hekimliği ile sağlık ocaklarını işlevsizleştiren, SSK Hastanelerinin devri ile ilaç fabrikasını kapatan, Sevk zincirini kaldırarak hastaneleri polikliniğe dönüştüren iktidar, muayene katılım payı ile de sağlıkta tahsilatçılık sistemini getirmişti.

Son olarak tam gün yasası ile de sağlık çalışanları arasında adaletsizliğe neden olarak çalışma barışını bozan iktidar, kamu hastane birlikleri yasa tasarısıyla da sağlıkta yönetim anlayışını değiştirmek istemektedir. Bunun içinde devlet hastanelerine iktidar gözünü dikmiş, elini ovuşturarak bu hastaneleri nasıl siyasetin, tüccarın insafına bırakırımın hesabına girmiştir.

Bunun içinde 2007 yılından itibaren Mecliste bekletilen Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısını Plan Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanmıştır.

Bu tasarı yasalaşırsa hastaneler, amaçları sadece kar elde etmek için faaliyet gösteren kurumlar olacaklardır. Sağlıkta verilen hizmet yerine kazanılan para daha önemli sayılacaktır. Birlikler vasıtasıyla milletin olan hastanelerimiz 7 kişilik yönetim kuruluna teslim edilecektir. Bu kişiler hastanenin binalarını satmadan, ihaleleri düzenlemeye kadar geniş yetkilerle donatılacaklardır.

Hastaneleri yerel güçlere devretme anlamına gelen bu birliklerle kurumlarımız siyasi müdahalelere açık hale gelecektir. Yerel güçler kime hizmet ediyorsa hastaneler onların tahakkümü altına girecektir. Ayrıca bu kamu birliklerinde görev yapacak olan personel iş güvencesinden yoksun bir şekilde sözleşmeli olarak çalıştırılacaktır.

Türk Sağlık-Sen olarak ne tarafından tutulsa elde kalan bu yasa tasarısını kabul etmemiz mümkün değildir. Bu yasanın tamamına karşıyız. Düzeltilecek hiçbir yanı yoktur. Tamamen gündemden çıkarılmalıdır. Kamu hastane birlikleri, devlet hastanelerinin özelleştirilmesinin önünü açan bir uygulamadır. Bunun kamu yararı ile bağdaştığını düşünmek güçtür. Hastaneleri suiistimallere açık bir hale getiren ve yerel güçlerin eline devreden bir sistemin Türkiye'nin sağlık sisteminde geriye dönülmesi güç zararlar doğuracağı muhakkaktır. Bunun faturası yine Türk milletine çıkacaktır.

Türk Sağlık-Sen olarak bugün gerçekleştirdiğimiz ilk uyarı eylemimizle kamu hastane birliklerine karşı mücadeleyi başlatmış oluyoruz. Kamu Hastane birliklerine karşı her platformda eylemlerimiz artarak sürecektir. Tüm sağlık çalışanları ve sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri de bu mücadeleye destek vermelidirler. Bu yanlış uygulamaya dur demek için geç kalınmamalıdır. Yoksa Türkiye'nin sağlık sistemi ve kamu hastaneleri için artık vakit geçmiş olacaktır.

Hepinize Teşekkür Ediyor, Saygılar Sunuyorum.

 

EYLEMİN FOTO GALERİSİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

 

 

 
Facebook'ta Paylaşın