|
SAĞLIK ALANINDAKİ YENİ UYGULAMALAR ANLATILIYOR. |
|
|
|
|
Pazar, 13 Mart 2005 |
Hükümetin, sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini almadan sağlık alanında getirdiği yeni uygulamalar halka anlatılıyor. Türk Sağlık-Sen Genel Merkezi’nin düzenlediği konferanslar serisinin ilki 12 Mart’ta Adana şubemizin organizasyonuyla 4 Mart Hekimevi’nde gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Aycan tarafından verilen “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” konulu konferans, salonu dolduran konuklar tarafından ilgiyle izlendi.
Hükümetin, sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini almadan sağlık alanında getirdiği yeni uygulamalar halka anlatılıyor. Türk Sağlık-Sen Genel Merkezi’nin düzenlediği konferanslar serisinin ilki 12 Mart’ta Adana şubemizin organizasyonuyla 4 Mart Hekimevi’nde gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Aycan tarafından verilen “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” konulu konferans, salonu dolduran konuklar tarafından ilgiyle izlendi. Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve Genel Eğitim Sekreteri Necmi Erdoğan’ın da katıldığı Konferansta bir konuşma yapan Kahveci “Sağlık Hizmetlerinin yerel yönetimlere devredilmesiyle birlikte bu hizmetlerin vatandaşın ayağına kadar gideceği iddiası, altı son derece boş bir söylemdir” dedi.
Konferanslar serisinin ikincisi 13 Mart’ta Kahramanmaraş şubemizin organizasyonuyla Kahramanmaraş’ta gerçekleştirildi. Prof. Dr Sefer Aycan Türkiye'de 20 milyar doları aşan sağlık harcamalarının yüzde 60'sının ilaç ve tıbbi cihazların oluşturduğuna dikkat çekerek, hükümet tarafından öngörülen sağlık reformunun dışa bağımlılığı artıracağını kaydetti.
Sağlık Bakanı'nın 18 ayda her şeyi yapacağız dediğini de hatırlatan Aycan, geçen 2.5 yıla rağmen ciddi bir atılımın gerçekleştirilemediğini söyledi. Türkiye'nin dünya sağlık sıralamasında en kötü 77 ülkeden biri olduğunu anımsatan Aycan, "Olayı sadece hasta tedavi etmekle ilişkilendiriyorlar. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Üstelik bu yaklaşımda rant vardır, para vardır" diye konuştu.
Aile hekimliği projesine de değinen Aycan, "Dünyanın birçok ülkesinde aile hekimliği uygulanmaktadır. AB'de de bu vardır. Amaç, birinci basamak sağlık hizmetlerini piyasalaştırmaktır" dedi. SSK'nın Sağlık Bakanlığı'na devredilmesini de eleştiren Aycan, amacın SSK'yı ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayarak, "SSK emperyalizme karşı duran kale gibidir. Nüfusun yüzde 50'si hizmet veren bir kuruluştur. Bunu ortadan kaldırıp sağlık kuruluşunu piyasalaştırmak istiyorlar. SSK'nın hizmet vermesini istemiyorlar. Çünkü SSK en az harcama ile sağlık hizmeti üretiyor. SSK'lıya yapılan sağlık harcaması 50 dolar iken Emekli Sandığı'nda kişi başına harcanan sağlık hizmeti 312 dolardır. Bu insanların işine gelmiyor. Çünkü SSK ilacını kendi üretiyor. Ya da toplu alım yaparak ilacı çok ucuza getiriyor. O zaman ilaç firmaları istediği karı elde edemiyor" şeklinde konuştu.
Dünyanın hiç bir ülkesinde ilaç harcamalarının sağlığa ayrılan bütçenin yüzde 20'sini geçmediğini anlatan Aycan, "Bizim ülkemizde bambaşka uygulamalar var. ılaca ve tıbbi malzemeler ödenen paralar yurt dışına gidiyor. Dolayısıyla düzenlemelerin hepsi dışa bağımlılığı artıracak cinsten. Emperyalist ülkeleri besleyecek düzenlemelerdir, sömürüyü artıracak düzenlemelerdir" dedi. |