|
|
|
|
|
E-POSTA ÜYELİĞİ |
|
İsminizi ve e-posta adresinizi yazın. Gelişmelerden haberdar olun
|
|
|
 |
|
|
“TÜRKİYE’DE TIP BAYRAMI DİYE BİR ŞEY OLAMAZ” |
|
|
|
|
Pazar, 13 Mart 2005 |
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye için Tıp Bayramı diye bir şeyin söz konusu olmadığını belirtti.
Önder Kahveci’nin açıklaması şöyle; Her yıl 14 Mart’ta rutin olarak kutlanan Tıp Bayramı, belki kişi başı sağlık harcaması 1700 doların üzerinde bulunan AB ülkeleri, aynı harcamanın 3 bin dolar seviyelerinde olduğu ABD gibi gelişmiş batı ülkeleri için geçerli olabilir. Kişi Başı sağlık harcaması 196 dolar olan Türkiye için değil.
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye için Tıp Bayramı diye bir şeyin söz konusu olmadığını belirtti.
Önder Kahveci’nin açıklaması şöyle; Her yıl 14 Mart’ta rutin olarak kutlanan Tıp Bayramı, belki kişi başı sağlık harcaması 1700 doların üzerinde bulunan AB ülkeleri, aynı harcamanın 3 bin dolar seviyelerinde olduğu ABD gibi gelişmiş batı ülkeleri için geçerli olabilir. Kişi Başı sağlık harcaması 196 dolar olan Türkiye için değil.
Sağlığa ayrılan pay, ıtalya’da yüzde 11, ABD’de yüzde 21, ıngiltere’de yüzde 15, ıspanya’da yüzde 8, Yunanistan’da yüzde 7 oranında iken, Türkiye, 2005 bütçesinden sağlığa yüzde 3.5 pay ayırmıştır. Bu oran, Kostarika, Dominik, Botsvana, Grenada gibi pek
çok geri kalmış üçüncü dünya ülkesinin bile gerisindedir.
AB ülkelerinde bebek ölüm oranı binde 4 düzeyindeyken, bu oran Türkiye’de binde 38 düzeyindedir.
Türkiye’de yatak başına düşen kişi sayısı 390 civarında. AB ülkelerinde ise yatak başına 100 kişi düşmektedir.
Türkiye’de hekim başına düşen hasta sayısı 800 civarında. AB ülkelerinde ise hekim başına ortalama 300 kişi düşüyor.
Türkiye’de hemşire başına 882 kişi düşerken, AB ortalamasında bu rakam 200.
Türkiye’de ortalama insan ömrü 68.8 iken, AB ülkelerinde bu yaş sınırı 75 ve üzerinde seyrediyor.
Türkiye’de bulunan 5 bin 848 sağlık ocağının 773’ünde hekim bulunmuyor. AB ülkelerinde ise, herhangi bir sağlık biriminde doktor bulunmaması diye bir kavram söz konusu bile değildir.
Türkiye’de uzman tabipler yaklaşık 900 dolar çıplak maaş alırken, AB üyesi ülkelerde çalışan meslektaşları ortalama 4 bin dolar civarında maaş almaktadır.
UNICEF, ülkemizi sağlığı en kötü 20 ülke arasında gösterirken, ülkemiz bu sıralamada, sadece Liberya, Botsvana ve Namibya’nın üzerinde yer bulabilmiştir.
Türkiye’de kısa süre önce gerçekleştirilen SSK hastanelerinin devri sonrasında oluşan kuyruklarda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
Sendika olarak gıda denetiminin Sağlık Bakanlığı’ndan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na devrinin bu alanda boşluğa neden olacağı uyarısını defalarca tekrarlamıştık. Bu önerilere kulak tıkayan hükümet, sahte rakı skandalına davetiye çıkartmış, bir hafta içerisinde tam 26 vatandaşımız sahte rakıdan zehirlenerek hayatını kaybetmiştir.
Sağlık alanındaki tüm veriler, hükümetin hastaneleri yerel yönetimlere devretmesiyle misliyle kötüleşecektir.
Tüm bu verilerin ışığında soruyoruz, Türkiye için Tıp Bayramı diye bir şey söz konusu olabilir mi? Bundan daha trajikomik bir uygulama olabilir mi? Bizce, 14 Mart’ta gerçekleştirilen etkinliklerin bayram olarak nitelendirilmesi yerine, “14 Mart Tıp Günü” gibi daha akla mantığa yakın bir isim bulunmalıdır. Türkiye’nin sağlık verileri, gelişmiş ülkeler düzeyine eriştiğinde bugün, bayram olarak kutlanabilir.
Bu olumsuz verilerin gölgesinde, yine de tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlar, ülkemizin ve tüm çalışanların daha mutlu, daha müreffeh olacağı bir gelecek dilerim. |
|
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|

|
|
İLANLAR |
|
|
 |
|
|