|
|
|
|
|
E-POSTA ÜYELİĞİ |
|
İsminizi ve e-posta adresinizi yazın. Gelişmelerden haberdar olun
|
|
|
 |
|
|
AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI KAPSAMINDA SAĞLIK BAKANLIĞINCA ÇALIŞTIRILAN PERSONELE YAPILACAK ÖDEMELER VE SÖZLEŞME ŞARTLARI HAKKINDA YÖNETMELİĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ |
|
|
|
|
Pazartesi, 23 Ocak 2006 |
Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması kapsamında çalışacak personele ödenecek ücretler ve sözleşme şartları hakkında 12.08.2005 gün ve 25904 sayılı Resmi Gazete’de bir Yönetmelik yayınlamıştır. Başlangıç tarihi defalarca ertelenen ve iyi planlanmayan bu sistem bir çok sorunlara yol açacaktır. Son yayınlanan Yönetmelikte eksikliklerle doludur. Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması kapsamında çalışacak personele ödenecek ücretler ve sözleşme şartları hakkında 12.08.2005 gün ve 25904 sayılı Resmi Gazete’de bir Yönetmelik yayınlamıştır. Başlangıç tarihi defalarca ertelenen ve iyi planlanmayan bu sistem bir çok sorunlara yol açacaktır.
Aile Hekimliği tartışılmaya başladığı andan itibaren Türk Sağlık-Sen konuyla ilgili görüşlerini belirtmiş ve uygulamanın başlamasının mümkün olmadığını ifade etmiştir. Yaşanan gelişmeler Türk Sağlık-Sen’i haklı çıkarmış ve Uygulamanın başlangıç tarihi bir çok defa ertelenmiştir. Aile hekimliği alanında çalışacaklara ödenecek ücretlerin ve sözleşme şartlarının düzenlendiği son Yönetmelik, soru işaretleriyle doludur.
Madde 2- Bu Yönetmelik, Aile Hekimliği Pilot Uygulaması çerçevesinde sözleşmeli olarak çalıştırılanlar ile aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen tüm aile hekimlerini ve aile sağlığı elemanlarını kapsar.
Yönetmeliğin ikinci maddesi kapsam maddesi olup, hangi personelin bu yönetmelik kapsamına girdiğini ifade etmektedir. Aile hekimliği uygulamasında aynı işi yapacak üç farklı statüde personel olacaktır. Bunlar;
1. Uygulama kapsamında sözleşme ile çalıştırılacak personel.
2. Sağlık Bakanlığında görevli personellerden Bakanlığın uygulama için görevlendireceği personel.
3. 31.12.1980 tarihli ve 2368 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine göre serbest olarak çalışanlardan Bakanlıkça uygulama için görevlendirilen personel.
Ü farklı statüde personel ile uygulamanın yürütülmek istenmesi personelin Aile Hekimliği uygulamalarında görev almak istememesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşme ile veya Bakanlığın görevlendirmesi ile uygulamada yeterli sayıda personel görevlendirilemeyecek olmasından dolayı üç ayrı statü belirlenmiştir.
Madde 6- Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ile yapılacak sözleşmelerin süresi bir yıl olup, bütçe yılı itibarıyla düzenlenir.
Yönetmeliğin 6. maddesi sözleşme süresini düzenlemektedir. Buna göre aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ile yapılacak sözleşmenin süresi 1 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre çok kısadır. Uygulamada ciddi sıkıntılara yol açabilir. Aile hekimlerinin sözleşmelerinin hangi şartlarda sona ereceği yönetmelikte açık olarak belirtilmesine rağmen sözleşme süresinin bu kadar kısa tutulması ileride keyfi uygulamalara yol açabilecektir.
Madde 7- Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, bu görevleri dışında, bilimsel faaliyetler hariç olmak üzere mesleklerinin icrasından menfaat temin edemezler. Hizmet akdi suretiyle veya esnaf veya tacir sayılmayı gerektiren herhangi bir faaliyette bulunamazlar.
7. Madde uygulama kapsamında çalışacak personele ikinci bir iş yapma yasağı getirmektedir.
Madde 9- Aile hekimliği uygulamaları için Bakanlıkça görevlendirilen uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanları izin kullanımı yönünden kendi mevzuatlarına tabidirler.
Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının yıllık izin süreleri otuz gündür. Bu personele, mazereti sebebiyle 5 gün daha izin verilebilir. Kadın personele doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süreyle izin verilir. Çoğul gebelik halinde doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde sağlık durumunun uygun olduğunu hekim raporuyla belgeleyen personel isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda kadın personelin isteği halinde, doğum öncesinde çalıştığı süreler doğum sonrası ücretli izin süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi nedeniyle doğum öncesi sekiz haftalık ücretli iznin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası ücretli izne eklenir. Yıl içinde tek hekimin uygun görmesiyle toplam yirmi güne kadar hastalık izni kullanılabilir ve toplam yirmi günü aşan hastalık izni için sağlık kurulu raporu gereklidir.
Yukarıda belirtilen izinlerin kullanılması sırasında, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyan tabip veya tabiplerle veya aile sağlığı elemanları ile anlaşarak, hizmetin görülmesini sağlar. Bu anlaşma yerel sağlık idaresince uygun görülmesi halinde uygulanır. Bu durumda, asıl aile hekimi ya da aile sağlığı elamanına ödeme tam olarak yapılır. Geçici aile hekimi ya da aile sağlığı elemanına bu geçici görevi dolayısıyla ödeme yapılmaz.
Bu mümkün olmadığı takdirde yerel sağlık idaresi, diğer aile hekimleri, aile sağlığı elemanları veya Bakanlık personelini geçici aile hekimi veya geçici aile sağlığı elemanı olarak görevlendirir. Yzne ayrılan aile hekimi veya aile sağlığı elemanına kişi başına yapılacak net ödeme hesaplanır. Hesaplanan miktarın % 50’si aile hekimi veya aile sağlığı elemanına, kalan % 50’si geçici aile hekimi veya geçici aile sağlığı elemanına ödenir. Gezici sağlık hizmetleri giderlerinin ise tamamı, çalışılan gün sayısına göre hesaplanarak geçici aile hekimi veya hekimlerine ödenir. Aile hekimi veya aile sağlığı elemanı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre geçici işgöremezlik ödeneği alıyorsa önce bu ödeneği alır. Bu ödeneğin ödendiğine dair dekont ile başvurması üzerine raporlu olduğu süre için hak edişi hesaplanır. Hesaplanan miktar, işgöremezlik ödeneğinden fazla ise aradaki fark ödenir, eşit veya az olması durumunda ödeme yapılmaz.
9. madde izinleri düzenlemektedir. Buna göre Aile Hekiminin yıllık izin süresi 30 gündür. Mazeret izni ise 5 gündür. Doğum izinleri Sağlık Bakanlığındaki personel ile aynıdır.
Yönetmeliğin ikinci ve üçüncü paragrafı Yönetmeliklerin ruhuna aykırıdır. Ykinci paragrafta “izinlerin kullanılması sırasında, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyan tabip veya tabiplerle veya aile sağlığı elemanları ile anlaşarak, hizmetin görülmesini sağlar.” Denilmekte ve geçici aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına bu geçici görevleri dolayısıyla ödeme yapılmayacağı ifade edilmektedir.
Üçüncü paragrafta ise “Bu mümkün olmadığı takdirde yerel sağlık idaresi, diğer aile hekimleri, aile sağlığı elemanları veya Bakanlık personelini geçici aile hekimi veya geçici aile sağlığı elemanı olarak görevlendirir. Yzne ayrılan aile hekimi veya aile sağlığı elemanına kişi başına yapılacak net ödeme hesaplanır. Hesaplanan miktarın % 50’si aile hekimi veya aile sağlığı elemanına, kalan % 50’si geçici aile hekimi veya geçici aile sağlığı elemanına ödenir.” denilmektedir.
Bu durumda anlaşma yapan personele geçici görev dolayısıyla ödeme yapılmamakta anlaşma olmaması durumunda ise Yl Sağlık Müdürlerinin geçici olarak görevlendireceği personele % 50 oranında ücret ödenmektedir. Bu uygulama Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Geçici olarak görevlendirilmesi durumunda yerine baktığı personelin alacağı ücretin % 50’sini alacak olan Aile hekimi, Aile Sağlığı elemanlarının anlaşma yapması için bir sebepleri bulunmamaktadır.
Yine 9. maddede anlaşmaların yerel sağlık idaresince uygun görülmesi halinde uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak yerel sağlık idaresinin hangi kıstaslarla anlaşmayı değerlendireceği belirtilmemiştir. Bu da keyfi uygulamalara neden olabilecektir.
Madde 10- Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının haftalık çalışma süresi kırk saattir. Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, acil veya olağanüstü durumlar hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile ilgili aile hekiminin talebi ve yerel sağlık idaresinin onayı ile belirlenen çalışma saatleri içinde çalışırlar. Haftada kırk saatten fazla veya hafta sonları çalışma aile hekiminin ve aile sağlığı elemanının talebi üzerine yapılabilir. Çalışma saatleri haftanın tüm günlerine yayılabilir. Görev tanımlarında belirlenen nöbet, acil yardım hizmetleri, olağanüstü durumlarda yapacakları hizmetler, toplum sağlığı ve benzeri hizmetlerde aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, çalışma saatleri dışında veya hafta tatili ve resmi tatillerde de çalıştırılabilirler.
10. madde Aile Hekimleri, Aile Sağlığı elemanlarının çalışma sürelerini belirlemektedir. Buna göre uygulama kapsamında çalışacak personelin haftalık çalışma süresi 40 saattir. Sağlık Bakanlığı’nda görevli diğer personelin haftalık çalışma sürelerinin 45 saat olduğu düşünüldüğünde bu uygulamanın da eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmektedir.
Aile hekimine yapılacak ödemenin unsurları
Madde 17- Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile hekimine her ay yapılacak ödemeler aşağıdaki unsurlardan oluşur:
A) Kayıtlı kişiler için ödenecek ücret:
Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine yapılacak ödemelerin hesaplanmasında, nöbet, acil yardım hizmetleri, olağanüstü durumlarda yapacakları hizmetler, toplum sağlığı ve benzeri hizmetleri için;
1) Kayıtlı kişi sayısına bakılmaksızın, ilk 1000 (bin) kişiye kadar,
a) Aile hekimliği uzmanı ise 2.000 YTL,
b) Uzman tabip veya tabip ise 1.500 YTL,
2) 1000 (bin) kişinin üzerindeki her kayıtlı kişi başına ayrıca 1 YTL,
esas alınır.
Aile hekimliği uygulamaları için Bakanlıkça görevlendirilen uzman tabip ve tabipler için kişi başına 0,40 YTL; 31/12/1980 tarihli ve 2368 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre serbest olarak çalışanlardan Bakanlıkça aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen uzman tabip ve tabipler için ise kişi başına 0,20 YTL hesaplamaya esas alınır.
Eğer kayıtlı kişi sayısı 4000’den fazla ise fazla olan kısım için aile hekimlerine herhangi bir ödeme yapılmaz.
Madde 17 Aile Hekimlerine ödenecek ücretleri belirlemektedir. Bu maddedeki “1000 (bin) kişinin üzerindeki her kayıtlı kişi başına ayrıca 1 YTL esas alınır.” ifadesi doktorları müşteri arar gibi Aile Hekimi olacağı kişi aramaya yöneltecektir. Ekonomik şartlar göz önüne alındığında bu durum “kaçınılmaz son” olarak görülmektedir. Böylelikle sağlık hizmetlerinin piyasalaşmasının önü açılacak ve doktorlarla insanlar arasında hasta-doktor ilişkisi yerine esnaf-müşteri ilişkisi oluşmasına neden olacaktır. Bu durum ise sağlık hizmetlerinin sunum mantığına aykırıdır.
1000 kişiden sonraki her bir kişi için Sözleşmeli personele 1 YTL, Bakanlığın görevlendireceği personele 0,40 YTL ve serbest olarak çalışanlardan uygulama kapsamında hizmet verenlere 0,20 YTL ödenecek olması da Sözleşmeliliği özendirmek adına getirilmiş bir uygulamadır.
Madde 17
C) Aile sağlığı merkezi giderleri: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım ve tıbbi sarf malzemeleri gibi giderleri için her ay tavan ücretin %100’ü ödenir.
17. maddenin c bendinde Aile Sağlığı Merkezlerinin giderleri için bir aylık tavan ücretin ödeneceği belirtilmektedir. Kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım ve tıbbi sarf malzemeleri için ödenecek ücret belirlenirken aile hekiminin aldığı aylık tavan ücretin esas alınması yanlış bir uygulamadır. Aile hekiminin aldığı ücretle bu giderler arasında bir kıyas yapılması doğru değildir. Bu giderler bölgelere göre değişiklik arzedeceği halde aile hekiminin alacağı ücret sabittir. Bu giderler için başka bir kıstas belirlenmeli ve ödemeler ona göre yapılmalıdır. Ayrıca bu giderler için herhangi bir beyan gerekip gerekmediği ifade edilmemiştir.
Madde 17
E) Tetkik ve sarf malzemeleri giderleri: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine ihtiyaç duyduğu tetkikleri yerel sağlık idarelerinin gösterdiği laboratuvarlarda yaptırtmak ve bu tetkikler için gerekli sarf malzemelerini temin etmek amacıyla yapılacak giderler karşılığı ödeme yapılır. Yerel sağlık idarelerinin gösterdiği laboratuvarlarda yaptırılan tetkikler için belge karşılığında ödeme yapılır; belgelendirilemeyen kısım için herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak tetkik ve sarf malzemeleri giderleri karşılığı yapılacak toplam ödeme tutarı tavan ücretin %100’ünü geçemez.
Aile hekimliği uygulamaları için Bakanlıkça görevlendirilen uzman tabip ve tabiplerin tetkik ve sarf malzemeleri giderleri Bakanlıkça karşılanmadığı takdirde, bu bentte öngörülen tetkik ve sarf malzemeleri giderleri aynı şekilde karşılanır.
17. madenine bendinde tetkik ve sarf malzemeleri giderlerinin ne şekilde karşılanacağı düzenlenmiştir. Buna göre “tetkik ve sarf malzemeleri giderleri karşılığı yapılacak toplam ödeme tutarı tavan ücretin %100’ünü geçemez.” denilmektedir. Tetkik ve sarf malzemeleri giderlerinin beyana göre ödeneceği belirtilirken bunlara tavan ücret sınırının getirilmesi doğru değildir. Burada eğer gereksiz sarfiyatın önlenmesi amaçlanıyorsa başka bir kıstas getirilmelidir. Aile hekiminin görev yaptığı bölgede herhangi bir salgın hastalık sonucu tetkik ve sarf malzemeleri giderleri tavan ücreti aşabilecektir. Bu durumda aile hekimi ne yapacaktır? Bu giderleri kendi cebinden mi karşılayacaktır? Ya da gerekli tetkikleri yapmayacak, sarf malzemesi kullanmayacak mıdır?
Yönetmelik, iyi planlanmadığından ve altyapı eksiklikleri göz önünde bulundurulmadığından defalarca ertelenen Aile Hekimliği uygulamasında yeni sorunları da beraberinde getirecektir. |
|
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|

|
|
İLANLAR |
|
|
 |
|
|