Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü dolayısıyla, Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş, Özürlüler Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Ayhan Çelik’in de katıldığı basın toplantısında Kahveci, şunları söyledi:
“3 Aralık, “Dünya Özürlüler Günü” olarak ilan edilmiştir. Her yıl bu günde, özürlülerle ilgili çeşitli sivil toplum kuruluşları, devlet kuruluşları, bakanlıklar çeşitli toplantılar, paneller düzenlemektedir. Bu vesileyle “özürlü” dediğimiz insanlarımızın sorunlarına bir göz gezdirilmekte, süslü sözlerle bu insanlarımızın nasıl daha iyi şartlara kavuşturulabileceği yönünde görüşler ortaya konulmaktadır. Ancak bu yeterli midir?
Özellikle bizim ülkemizde, 4 Aralık günü her şey unutulmakta, süregelen düzene geri dönülmektedir. Toplum olarak, konuya bakışımızdaki yaklaşım ne yazık ki başından “Özürlüdür”… Engelli insanlarımızın sorunlarının ele alınması için tespit edilen günün adının “Özürlüler Günü” olması bu yaklaşımımızdaki sakatlığı açıkça ifade etmektedir.
Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’nde “Özür” kelimesinin anlamı, “Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme veya bu kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik. Kusur, defo” olarak açıklanmaktadır.
İşte bu yaklaşım, herhangi bir sebeple engeli bulunan insanlarımızı neredeyse suçlayıcı, dışlayıcı bir bakış açısını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle, “3 Aralık Dünya Özürlüler Günü” nün, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” olarak değiştirilmesini öneriyoruz. Türk Sağlık-Sen olarak bundan böyle konuyla ilgili her türlü çalışmamızda, açıklamalarımızda, raporlarımızda, yayınlarımızda “Özürlü” yerine “Engelli” diyeceğimizi de saygıdeğer kamuoyumuzun huzurunda ifade ediyoruz. Herkesi de böyle yapmaya davet ediyoruz.
Ayrıca, Türkiye Kamu-Sen bünyesinde kurulan bir komisyon ile, engelli kamu çalışanlarının ve engelli vatandaşlarımızın sorunlarını yakından takip ederek çözüm yolları üretmeyi amaçladığımızı da buradan duyurmak istiyorum.
Bu vesileyle, engelli vatandaşlarımızla ilgili bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre, ülkemizde 8 buçuk milyon engelli vatandaşımız bulunmaktadır. Bunun genel nüfusa oranı yüzde 12.25’dir. Engellilerimizin yüzde 2.58 oranını oluşturan 1 milyon 800 bini fiziksel engele, yüzde 9.70’ini oluşturan 6.6 milyonu ise ruhsal ve süreğen hastalığa sahiptir.
Okuma yazma bilmeyen engelli oranı yüzde 36.34’tür. Yüksekokul mezunu olan engelli oranı ise sadece yüzde 2.42’dir. Engelli vatandaşlarımızın yüzde 77.81’inin işgücüne dahil olmadığı görülmektedir.
Bilindiği gibi, Hükümet 2005 yılını “Engellilerin İstihdam Yılı” ilan etmiştir. İstihdam rakamlarına bakacak olursak;
İş Kurumu verilerine göre, 2003 yılında 464’ü kamu, 12 bin 17’si özel sektör olmak üzere 12 bin 481, 2004 yılında bin 320’si kamu, 15 bin 855’i özel sektör olmak üzere toplam 17 bin 172 engelli işe yerleştirilmiştir. 2005 Ocak-Eylül döneminde ise bin 132’si kamu, 16 bin 82’si özel sektör olmak üzere toplam 17 bin 214 kişi işe yerleşmiştir.
Görüldüğü gibi, Hükümetin 2005 yılını “Engellilerin İstihdam Yılı” ilan etmesi, engellilerin istihdamında bir önceki yıla göre tamı tamına 42 kişilik bir artış sağlamıştır. Bu başarısından dolayı hükümeti kutlamak gerekir diye düşünüyorum.
Engellilerin işe yerleştirme oranı yıllar içinde artmakla birlikte hala olması gereken düzeyde değildir. Yasaya göre, kamuda yüzde 3, özel sektörde yüzde 3 oranında engelli istihdamı yapılması gerekmektedir. Ancak 2005 yılı engelli kontenjanından kamuda 4 bin 280, özel sektörde ise 23 bin 558 kişilik olmak üzere toplam 27 bin 838 kişilik açık kontenjan bulunmaktadır. Buna karşılık, işe yerleştirilmek üzere bekleyen 67 bin 511 engelli vatandaşımız vardır.
Bu veriler, engelliler konusunda acil sosyal politikalar oluşturulması ve yasal düzenlemeler yapılması gerekliliğini açık şekilde ortaya koymaktadır. 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Kanun, sadece kadro boşaltmaya yönelik, engelli vatandaşlarımıza net, uygulanabilir çözüm bulmaktan uzak, temennilerle dolu bir kanundur.
Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi’nce, kamuda çalışan engellilerle ilgili olarak yapılan anket çalışmasında, engellilerin çalışma hayatında karşılaştığı güçlükler açıkça ortaya çıkmıştır. Engellilerimizin gerek çalışma, gerekse sosyal alanda karşılaştıkları sorunların çokluğunu ve karmaşıklığını ortaya koyan bu çalışma, onların şimdiye kadar sürekli gözardı edildiğini, hemen hiç hesaba katılmadığını tespit etmesi açısından önemlidir.
Engellilerimizin; bakım hizmetleri, mesleki rehabilitasyon ve istihdam, kota sistemi ve korumalı işyerleri sistemi olmak üzere 4 ana başlıkta toplanabilecek sorunları bulunmaktadır.
Bu sorunlara çözüm için,
1-Engelli istihdamı artırılmalı, bunu yaparken salt ekonomik açıdan bakılmamalıdır. Engelli vatandaşlarımızın sorunlarını çözmenin hepimizin borcu olduğu unutulmamalıdır.
2-Engellilerin mesleki rehabilitasyonu alanında çalışacak olan personel, meslekleri ile ilgili eğitimlerinin ardında en az iki yıllık bir pedagojik formasyon eğitimi almalıdır.
3-İhtiyacı olan engellilere “Yatılı Bölge Merkezleri” kurulmalıdır.
4-Yeni iş kuracak olan engellilere İş Kurumu’nca “Mesleki danışmanlık hizmeti” verilmelidir.
5-Engelli oranının artmasını önlemek için erken tanı, tarama ve rehabilitasyon politikası oluşturulmalıdır.
6-Engellilerin günlük hayatını kolaylaştırmak üzere onlar için zorunlu olan araç ve ortez temininde belirli oranlarda sübvansiyon uygulanmalıdır.
7-Engellilere yönelik özel eğitim teşvik edilerek yaygınlaştırılmalıdır.
8-Engelliler için “Engelli Girişimci Kredisi” uygulamasına geçilmelidir.
9-Gerek kamuda, gerekse özel sektörde, engelli istihdamını özendirici tedbirler alınmalıdır.
Engellisiyle, engelsiziyle tüm vatandaşlarımızın sağlıkla, mutlulukla sorunlarını aşmış bir Türkiye’de yaşamasını diliyor, gösterdiğiniz ilgiye teşekkürlerimi sunuyorum”
Toplantıya katılan Özürlüler Kültür ve Dayanışma Derneği (ÖZBİR) Genel Başkanı Ayhan Çelik de, yaptığı konuşmada, özürlülerin sorunlarının sürekli gözardı edildiğini söyledi. Çelik, özürlülerin kalabileceği huzurevi dahi olmadığını ifade ederek özürlülerin sorunlarının çözümü için herkesi çaba sarf etmeye çağırdı. |