|
|
|
|
|
E-POSTA ÜYELİĞİ |
|
İsminizi ve e-posta adresinizi yazın. Gelişmelerden haberdar olun
|
|
|
 |
|
|
TÜRK SAĞLIK-SEN GENEL BAŞKANI ÖNDER KAHVECİ'NİN YENİ YIL MESAJI |
|
|
|
|
Perşembe, 30 Aralık 2004 |
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Önder Kahveci’nin mesajı şöyle:
“Bir yılı daha geride bırakmış bulunuyoruz. Önceki yıl olduğu gibi, 2004 yılını da ne yazık ki, çevremizde yaşanan savaşlar ve doğal afetler nedeniyle üzüntülerin, gözyaşlarının hakim olduğu bir yıl olarak hatırlayacağız.
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Önder Kahveci’nin mesajı şöyle:
“Bir yılı daha geride bırakmış bulunuyoruz. Önceki yıl olduğu gibi, 2004 yılını da ne yazık ki, çevremizde yaşanan savaşlar ve doğal afetler nedeniyle üzüntülerin, gözyaşlarının hakim olduğu bir yıl olarak hatırlayacağız.
ABD’nin Irak işgalinin, bir insanlık dramına dönüştüğü, İsrail’in Filistin halkı üzerinde uyguladığı vahşetin giderek tırmandığı 2004 yılı İslam alemi açısından ne yazık ki çok kötü geçmiştir.
Ülkemizde de, banka hortumlamalarının halkımızın sırtına milyarlarca dolarlık ek yük getirdiği, gelir dağılımındaki uçurumun daha da derinleştiği bir yıl olarak hatırlanacak bir yıl geride kalmıştır.
Hükümetle toplu sözleşme hakkı konusunda görüşmeler yaptığımız 2004 yılında, memurlara grev ve toplu sözleşme hakkı verilmesinden, disiplin cezalarının affına kadar pek çok konuda mutabakata varılmıştı. Türk Sağlık-Sen olarak, bu mutabakat kararlarının uygulanmasının takipçisi olacağımızın kamuoyunca bilinmesini isterim.
DİE verilerine göre, kamu çalışanlarının yüzde 37’sinin açlık sınırının altında yaşadığı ülkemizde, asgari ücret yüzde 10 artırılarak 350 milyon liraya yükseltilmiştir. Hükümet’in, çalışanlarını bu yıl da açlığa mahkum ettiği anlaşılmaktadır. Bu vesileyle bildirmek isterim ki, Türk Sağlık-Sen olarak, çalışanların insanca yaşamaya yetecek kadar maaş aldıkları bir düzenleme yapılıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz.
Ülkemiz, 17 Aralık Zirvesi’nde, 3 Ekim 2005 için müzakere tarihi alarak AB yolculuğunda yeni bir viraja daha girmiş bulunmaktadır. Ancak, büyük başarı ve zafer olarak kamuoyuna yansıtılan görüşmelerin içeriği ortaya çıktıkça, işin rengi değişmektedir.
Türkiye’nin, imzalanan sonuç metninde yer alan bazı maddelere itirazı, ancak zirveden 6 gün sonra, 23 Aralık 2004 tarihinde bir notayla AB nezdinde resmen dile getirilmiştir. Bu, ülkemizin uluslar arası saygınlığı açısından büyük bir erozyon oluşturmuştur.
Hükümet’imizin dış politikada ne kadar ezbere ve el yordamıyla hareket ettiğini ortaya koyan bu tür olayların bir daha yaşanmaması en büyük temennimizdir.
AB’ye tam üyelik uğruna da olsa, ülkemizin üniter yapısı, Kıbrıs ve Ermeni sorunu gibi konularda taviz verilemeyeceğini de Hükümet’e bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Bu düşüncelerle yeni takvim yılının, tüm kamu çalışanlarına ve halkımıza hayırlar ve esenlikler getirmesini dilerim”
|
|
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|

|
|
İLANLAR |
|
|
 |
|
|