|
25 Kasım'da gerçekleştirdiğimiz uyarı grevi Türk memurları için bir dönüm noktası olmuştur. Yasal hakkımızı bize vermeyenlerin yasalardan bahsederek grev kırıcılığı yapmaları bazen de hadlerini aşarak Türk memurunu tehdit etmelerine rağmen bu eylemimizin tüm yurt genelinde başarıyla gerçekleştirilmiştir.
Türk Sağlık-Sen'liler hizmetten gelen güçlerini kullanarak iş bırakmışladır. Her hastanede basın açıklaması yapılmış iş bırakma nedenlerimiz anlatılmıştır.
Bugün iş bırakanlar tüm sendikalar hakları için mücadele etme asaletini ve cesaretini gösterebilenlerdir. Sendikacılığı yağcılıkla karıştırmayarak yalnızca çalışanların yanında yer alanlardır.
Bu uyarı eylemine işyerine gitmeyerek, hizmet üretmeyerek hakkı olan grev ve toplu sözleşmeyi isteyen tüm kamu çalışanları Türk Kamu sendikacılığı tarihindeki yerlerini almışlardır.
Biz iş bırakma eylemini sağlık ve sosyal hizmet alanında yaşanan sıkıntıları bir kez daha gündeme getirmek ve sorunlarını çözüm yolu olan grev ve toplu sözleşme hakkımızı istemek için gerçekleştirdik. Ne devletin hizmetinin aksaması ne de vatandaşın mağdur olmasını arzuladık.
Kendimiz için istediklerimiz aslında vatandaşlarımızın da sorunlarının çözümünün bir parçasıdır. Bu nedenle bizi anlayışla karşılayarak hastanelerde bize destek veren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Destek olanlar kadar bu eyleme köstek olanlarda tarihteki yerlerini alacaklardır. Onlar da memur sendikacılığın yüz karaları olarak sayfalara yazılacaktır.
Türkiye Kamu-Sen olarak 25 Kasımda her yönüyle kusursuz bir uyarı grevine imza atmanın gururunu yaşarken, hükümeti 25 Kasımda sadece uyardığımızı hatırlatıyoruz. Talebimiz ve hakkımız olan grev ve toplu sözleşme hakkı memurlara teslim edilmezse eylemlerimizin daha da keskinleşecektir. Kamu kurumları ve alanlar siyasetçilere, bürokratlara dar edilecektir.
Türkiye Kamu-Sen olarak tüm memurlara bir çağrıda bulunarak yapacağımız her eylem destek verin, bizimle birlikte bu kutlu mücadelede yer alın diyoruz.
|